Güvenli Sürüs Egitimi

Dün gün boyunca süren güvenli sürüs egitimine katildim. Edindigim bilgileri bu blog yazimda sizinle paylasmak istiyorum. Egitimin ana konu basliklari sunlardi:

  • Motora binmeden kontrol edilmesi gerekenler
  • Sürüs pozisyonu
  • Ön ve arka frenin optimal kullanimi
  • Engel gecis menevra teknikleri
  • Suda fren yapma
  • Virajda fren yapma
  • Virajda engel gecis manevra teknigi
  • Gidon kontra teknigi

Motora binmeden önce kontrol edilmesi gerekenlerin basinda teker basinci geliyor. Motor tekerleri her yüz kilometrede 0.1 bar hava basinci kaybetme egilimi gösterir. Bunun baslica sebebi, hava sibobunun tekerin dönüs yönünde olmasi imis. Bu sekilde teker döndükce, siboptan hava kacmasi kolaylasiyor. Bu yüzden gidis yönüne doksan derece yan siboplar tavsiye ediliyor. Park halindeki motorlarda da hava basinci kaybi söz konusu.

Tekerin az ya da cok hava basincina sahip olmasi, motorun sürüs seklini etkileyen bir faktör. Bu yüzden sık araliklarla hava basincinin kontrol edilmesinde fayda var. Bu kontrol her benzin aliminda ya da her iki haftada bir yapilabilir.

Hava basinci kullanilan lastik türüne bagli olarak degismekte. Benim kullandigim Köprütasi Battlax BT016F/R örnegin ön teker icin 2.5, arka teker icin 2.9 bar seklinde. Bu degerler Iyisene tekerlerinde degisik olabilir. Bu yüzden kullanilan lastige göre basincin ayarlanmasinda fayda var.

Simdi basinci kontrol etmek icin benzin istasyonuna gittik diyelim. Tekerler isindi haliyle. Bu durumda teker basincini kullandigimiz tekere göre 0.2 ila 0.4 bar arasinda daha fazla olacaktir, yani 0.2, 0.4 bar arasinda daha fazla hava basmamiz gerekecek. Acelem yok diyenler 10 dakika bekleyerek, tekerler soguduktan sonra basinci normal degerlerinde kontrol edebilirler.

En temiz teker basinc ölcümü aksamdan kalma bir motorda yapilabileceginden, asagida resimlerini gördügünüz lastik sisirme pompasini ve basinc ölce aletini edindin (ebay).

20150816_131820_HDR

20150816_132247_HDR

Teker basinci demisken, lastik profilini de unutmamak lazim. 1.6 milimetrenin altina düsmüs lastik profilleri kabak olarak tabir edilebilir. Tahtaliköy ile motor sürücüsünün arasindaki köprüyü bu profil kalinligi tayin ediyor.

Bir de lastigin takilis yönü de önemli. Lastik üzerinde dönüs yönünü gösteren bir isaret mevcut, asagidaki resimde görüldügü gibi. Ters takilan lastiklerde su icerden disariya atilamadigi icin kayma tehlikesi yüksek.

20150815_110444_HDR

Bunun yani sira lastigin yasi da önemli. Her lastigin üzerinde imalat tarihini gösteren bir ibarenin olmasi gerekiyor. Örnegin 2114 lastigin 2014 senesinin 21. haftasinda imal edildigini gösterir. Yeni takilan lastiklerin iki seneden yasli olmamasina dikkat edilmesi gerekmektedir. Cekmeceden cikan eski silgilerin ne kadar sert olduklarina sahit olmussunuzdur mutlaka. Yasli lastikler icin de bu gecerler. Lastik yaslandikca sertlesdiginden, yer kavrama kabiliyetini yitirmektedir. Bunun sonucu olarak yerle üpüsmeler artacaktir.

Benim icin önemli bir konu, motorun üzerinde nasil oturulmasi gerektigi. Egitmenimiz bu konuya detayli olarak degindi. Ayak topuklari ile degil, ayak uclari ile motorun alt aksamlarina basmamiz ve topuklarimizi motorla temas edecek sekilde konuslandirmamiz gerekiyormus. Bu sekilde motoru daha iyi hisserek, sürüs esnasinda onunla bir olmak daha kolay. Benim sürüs esnasinda ve sonrasinda bileklerim agriyor. Bunun baslica sebebi, sürüs esnasinda kollarimi kirmadan, gidonu tutmam. Bu sekilde bütün yük kollarim üzerinden bileklerime biniyor. Özellikle fren esnasinda bu yük daha da arttigindan, bileklerin hali daha da kötülesiyor. Bunu engellemek icin kollarin kirilmasi ve bilek ile dirsek arasindaki kol parcasinin yere yatay sekilde olmasi gerekiyor. Kollar öyle hafif olmali ki, ufak bir rüzgar bile kollari hareket ettirebilmeli. Bu durumda vücudu dik tutabilmek ve motor üzerinde oturabilmek icin sirt ve karin kaslari devreye giriyor. Bacaklar tanka dayandirildiginda, bu yük sirt kaslarindan bir nebze alinabiliyor. Zaman icinde kaslar bu duruma alisiyor ve cok rahat bir sekilde motor sürmek kolaylasiyor. Eger motor sürerken bir yerleriniz agriyor, sizliyor ise, mutlaka oturus pozisyonunuz yanlis demektir ve mutlaka dogru sürüs pozisyonunu bulmak icin bir bilene danismakta fayda var.

Hic yagmurlu bir havada ani fren yaptiniz mi? Yaptiysaniz, bu sorunu cevabini biliyorsunuz. Kuru hava da yapilan fren ile yagmurlu havada yapilan frenin arasinda fark var midir? Benim mantigim vardir diyor. Ben zaten kuru hava motorcusuyum. Yagmur tecrübem fazla yok. Bu egitim olmasaydi, kimse beni 3-4 santimlik bir göle dalip, aniden fren yaptiramazdi. Ben böyle bir frenlemede motorun kayip gidecegini düsünüyordum. Ama öyle degilmis! Hic bir fark yok. Biraz ayaklariniz ve motor islaniyor o kadar. Kuru hava da yaptiginiz fren ile yagmurlu havada yaptiginiz fren hemen hemen ayni. Arada tek bir farklilik var. 50 km üzeri süratlarda (80-120) arasi motor gercekten kayabilir. Bunun baslica sebeni lastik ile yer arasinda sudan kaygan bir tabakanin olusmasi. Lastik profilleri iyi ise, teker altindaki su disariya dogru atildigindan, lastik ile asfalt arasindaki kontak olusmaya devam edecektir. Bu yüzden yagmurlu havalarda fren yapildiginda, motor kaymadan durabiliyor. Ben bu egitim sayesinde yagmurda fren yapma korkumu yendim.

Bu egitim öncesinde gerektiginde yeterince fren yapabildigimi düsünüyormusum! Ne kadar fren yapamadigimi görmüs oldum. Hani bir de ABS olmasi motorun cok güvenli oldugu hissini vermiyor mu! Hepsi kocaman bir hikaye. Gerektiginde sonuna kadar fren yapamayanin sonu malum. Arka teker frenini büyük oranda unutmakta fayda var. Sadece arka tekrar frenini ABS li bir motorda durmak icin kullandiginizda, motorun durmadigini göreceksiniz. Ayrica arka teker freni arka tekerin bloke olmasina sebep verir. Yavas sürüslerde motoru stabilize etme haricinde arka teker frenini kullanmamakta fayda var. Yavas sürüslerde ön frene basildiginda, motor devrilme egilimi gösterirken, arka fren motorun stabil kalmasini sagliyor.

Geriye kaldi ön fren. Nasil ön fren ile fren yapilmali? Aniden fren yapmak zorunda kalanlar bilir. Aniden ön frene basildiginda, motorun arkasi kalkar ve motor öne dogru takla atma egilimi gösterir. Bunu önlemenin tek bir yolu mevcut. Aniden freni cekmeden önce fren balatalarinin fren aynalari ile bulusma noktasini bulacak sekilde ön fren hazirligini yapmak ve akabinde tam fren yapmak. Bu sekilde motorun arkasi kalka egilimi gösterse de (ki biraz kalkmasi normaldir), en kisa sürede motoru durdurma islemi gerceklesmektedir. Böyle bir frenlemeyi daha önce yapmadan, sokakda daha güvenli sürüs yapmak söz konusu bile olamaz, cünkü motorun sürücüye sundugun tüm potansiyel sürücü tarafindan kullanilmamaktadir. Isin en trajik tarafi da cogu sürünün sürdükleri motorlarin hangi potansiyele sahip olduklarindan bihaber olmalaridir. Iste bu tür egitimler bu yüzden var.

Gelelim fren mesafesine. 50 km hizla ilerleyen bir motor kac metre sonra durur? Fren yapmak icin bir sebep olmasi gerekiyor. Örnegin yola bir cocugun ciktigini düsünelim. Beynimizin fren yapmamiz gerektigini algilayabilmesi icin belli bir reaksiyon zamanina ihtiyaci var. Bunu bir saniye olarak düsünebiliriz. Bu bir saniyelik zaman zarfinda motorun kat ettigi bir mesafe var. Bunun üzerine birde fren yaparken geride birakilan mesafe geliyor. Bu ikisini toplami durus mesafesini verir. Reaksiyon zamaninda kat edilen mesafeyi su sekilde hesaplayabiliriz:

(hiz (km) / 100 ) * 3
(50 / 100 ) * 3 = 15 metre.

Yani 50 km hizla giderken beynimiz fren yapmamiz gerektigini anlayana ve fren yapmaya baslaya kadar kat ettiginiz yol tam 15 metre. Simdi gercek fren mesafesini hesaplayalim:

(hiz (km) / 100 ) * (hiz (km) / 100 )
(50 / 100 ) * (50 / 100 ) = 25 metre

Yani 50 km hizla giderken fren yaptiksak, aracimiz 25 metre sonra duracaktir. Ikini topladigimizda 40 metrelik bir durus mesafesi söz konusu. Yani cocugu görmemizle, motorun durdugu yer arasindaki mesafe 40 metre uzunlugunda olacaktir. Bu deger 60 km hizda 54, 70 km hizda 70, 120 km hizda 180 metredir. Artik gerisini siz düsünün. O yüzden ana, baba, kardes, akrama, o, bu bosuna demiyor, yavas kullanin su mereti diye!

Hani simdi 40 metre diyoruz ama 40 metre nedir? Egitmenimiz 30, 50 ve 70 km de fren mesafelerini bize gösterdi. Insanin agzi acik kaliyor gercekten. Asagidaki pilonlar 30 ve 50 km de duruslari gösteriyor. Motorun durdugu mesafe 70 km hizda iken yaptigi frenleme sonucunda kat edilmis mesafe.

20150815_160858_HDR

Egitim esnasinda incelenen baska konular da oldu. Örnegin virajda önüme bir engel ciksa, bu engeli nasil asarim? Viraj alirken cikan engelin virajin icine bakan tarafindan mi yoksa disa bakan tarafindan mi gecmek daha kolay. Engelin ice dogru alinmasi tekrar gidilen hatta geri dönmeyi kolaylastiriyor. Engel virajin disina dogru gecilirse, merkez kac kuvvetinin de etkisiyle motoru tekrar yola sokmak zorlasabilir. Diger ilginc bir konu ise, viraj alirken fren yapilmasi durumunda, motorun nasil bir davranis gösterdigi. Motor yatik bir sekilde iken ön fren ile fren yapildiginda, motor dogrulma egilimi gösterir. Bu yüzden virajda fren yapilmasi zaruri ise o zaman motorun ayaga kalmamasi ve disa dogru savrulmamasi icin gidon ile kontra verilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde motor dogruldugundan, viraj disina dogru gitme egilimi gösterecek ve gidecektir.

Egitmen her firsatta “nereye bakarsa, motor oraya gider” ilkesini tekrar etti ve bizim viraj alimlarinda bunu tatbik etmemizi sagladi. Özellikle viraj alimlarinda viraja girilmeden önce apeks olarak isimlendirilen yerin gözle kestirilmesi gerekiyor. Apeks virajin gelindigi yerde viraj cikis noktasinin görüldügü yerdir. Apeks noktasina ulastiktan sonra tekrar gözlerin cikis noktasina yani gitmek istedigimiz yere odaklanmasi gerekiyor. Aksi taktirde nereye bakarsan, oraya gitmis oluyorsun. Baska türlü tek bir agacin oldugu koca bir yaylada motor sürücüsünün gidip, o tek bir agaci bulmasi ve carpmasini aciklamak mümkün degil.

Egitime katilan arkadaslarin motorlarina da biz göz atalim:

20150815_160858_HDR

20150815_163412_HDR

20150815_163425_HDR

20150815_163749_HDR

20150815_163755_HDR

20150815_163806_HDR

20150815_163808_HDR

20150815_163816_HDR

20150815_163843_HDR

20150815_163851_HDR

20150815_163858_HDR

Bu arada Hockenheimring de pist egitim günü vardi. Su temel egitimleri tamamladiktan sonra, böyle bir pist egitimine de katilmask istiyorum.


EOF (End Of Fun)
Özcan Acar

Share Button

Yoruma kapalı.